Mevlana'nın Hayatı (1207-1273) | Mevlana'nın Düşünce ve Hoşgörüsü | Tasavvuf Felsefesi | Mevlan'nın Eserleri |Ney | Sema

Ney

Bir inanışa göre, neyin sesi bir sırdır. İnsanın içine işleyen etkileyici bir sesi vardır. Kamışlıktan koparılarak bedene bürünen ney, neyzenin üflemesiyle ruhuna kavuşur.

Üflemeli çalgılar içinde en yalın olanıdır. Hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Ney, hüzünlü sesiyle dinleyenleri derinden etkiler. Aynı zamanda buğulu ve tok sesiyle, bilinen çalgılar içinde, sesi, insan sesine en çok benzeyen enstrümandır. Tasavvuf içinde de önemli bir yere sahiptir. Bir rivayete göre neyin ortaya çıkışıysa şöyle anlatılmaktadır:

Tutulamayan Sır

Tanrı, Hz. Muhammed'e bilmesi gereken her şeyi öğretir ancak söylemediği bir sır kalır. Hz. Muhammed Tanrı'ya yalvarır ve Tanrı bu sırrı kimseye açıklamaması şartıyla söyler. Ancak bu öyle bir sırdır ki, Hz. Muhammed sırrı tutamaz ve çok güvendiği Hz. Ali'ye, kimseye açıklamaması şartıyla anlatır. Hz. Ali sırrı saklayamaz ve bunu kör bir kuyuya söyler. Sır o kadar büyüktür ki, kuyu bile sırrı tutamaz ve suyla dolup taşar. Taşan su yakındaki bir kamışlığa akar.

Bir süre sonra Hz. Muhammed ve Hz. Ali kamışlıktan geçerken bir ses duyarlar ve Hz. Muhammed, Hz. Ali'ye dönüp, 'Hani kimseye anlatmayacaktın' diye sitem eder. Kamışlığa yaklaşırlar ve görürler ki, bir çoban kamışlıktan kestiği bir kamışı üflüyor. İnanışa göre, neyden çıkan ses sırdır ve bu yüzden inanan, inanmayan herkesi etkiler. Mevlana, neyin tok sesinin, insan-ı kamili, yani belli bir olgunluğa erişmiş insanı simgelediğini söyler.

Hz. Mevlânâ'ya göre mûsikî Allah'ın lisânıdır. Yüce yaratıcı Bezm-i Elest'te ruhlara mûsikî ile seslenmiştir. Bu sebepten hangi milletten, hangi dilden olurlarsa olsunlar, insanlar mûsikî ile aynı duyguları paylaşabilirler. Hiçbir sanat insan rûhuna mûsikî kadar doğrudan doğruya ve içinden kavrayacak şekilde nüfûz edemez.

Mûsikî, son derece değerli bir mânevî temizlenme, ferahlama ve yücelme vâsıtasıdır. Ruhu kir ve paslardan temizlediği gibi, ona batmış olan dikenleri de ayıklayarak tedâvi eder. Mûsikî ile temizlenmeyen rûh yükselemez, aksine yerdeki bayağı ihtiraslara bulaşarak kirlenir ve körelir.

mvl.jpg

Gerçek mûsikî insana hayvânî hisleri hatırlatmak şöyle dursun, ona 'sonsuz varlık'ı hissettirir, sezdirir. Bu sezgiyle onu O'na yaklaştırır ve nihâyet ulaştırır. Bunda en etkili ses ise ney sadâsıdır.

Hz. Mevlânâ'nın felsefesinde ney, 'insan-ı kâmil'in (yani bir takım merhalelerden geçerek olgunlaşmış insanın) sembolüdür ve aşk derdini anlatmadadır.

Benzi sararmış, içi boşalmış, bağrı dağlanarak delikler açılmış, ancak Yüce Yaratıcı'nın üflediği nefesle hayat bulan, tıpkı insan gibi geldiği yere özlem duyan ve delik deşik olmuş sînesinden çıkan feryâd ve iniltileri ile insanlara sırlar fısıldayan bir dosttur. Bu sebeple ney, mevlevîlerce kutsanmış ve 'nây-ı şerîf' diye anılmıştır.

Ana Sayfaya Git

dr.ibayram@estetiksite.com

Tlf. 0532 301 17 37

İletişim için yukarıdaki e-mail adresini ve telefon numarasını kullanabilirsiniz.